Paulo Coelho Sözleri

Paulo Coelho Sözleri

Bu Yazımızda:Paulo Coelho Sözleri,Paulo Coelho Sözleri Aşk,Paulo Coelho Sözleri Anlamlı,Paulo Coelho Sözleri Facebook,Paulo Coelho Sözleri 2020,Paulo Coelho Sözleri 2019,Paulo Coelho Sözleri Duygusal,Paulo Coelho Sözleri Kısa,Paulo Coelho Sözleri Twitter,Paulo Coelho Sözleri İnstagram,Paulo Coelho Sözleri 2016,Paulo Coelho Sözleri Etkileyici,Paulo Coelho Sözleri Yeni,Paulo Coelho Sözleri İndir,Paulo Coelho Sözleri Paylaş bulacaksınız.

 

Paulo Coelho Sözleri sayfamızda sizler için En Güzel En Duygusal ve Anlamlı Paulo Coelho Sözlerini hazırladık.Paulo Coelho Sözleri Sayfamızdaki Anlamlı ve Duygusal Paulo Coelho Sözlerini dilediğiniz gibi sosyal medyada Facebook,Twitter,İnstagramda paylaşabilirsiniz.

 

Paulo Coelho Sözleri

 

Bir düşü gerçekleştirme olasılığı, yaşamı ilginçleştiriyor .

İnsan hiçbir şeye alışmamalı.

İnsan sevdiği için sever. Aşk’ın hiçbir gerekçesi yoktur.

En iyisini sonraya saklamayın. Yarının ne getireceğini bilemezsiniz.

Aslında herkes deli, en deliler de deli olduklarının farkında olmayanlar.

Kimin doğru söylediği değil, kimin doğru yanıtı verdiği önemli.

İnsanların mutluluk olasılığı ne kadar yükselirse, mutsuzlukları da o kadar artıyor demek.

İnsanlar hiçbir zaman kendilerine anlatılanlardan bir şey öğrenmezler, kendi çabalarıyla öğrenirler yalnızca.

İnsanlar yaşamak için savaşır, ölmek için değil.

Ne de olsa deliydi ve kimseyi hoşnut etmek zorunda değildi.

İki insan karşılaşınca ve gözleri buluşunca, bütün geçmiş ve bütün gelecek artık tüm önemini yitirirdi.

Sadece güneşli günlerde yürürseniz hedefinize asla varamazsınız

Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez.

Bu dünyada hiçbir şey rastlantı sonucu meydana gelmez.

Yüreğimizi neden dinlemeliyiz? diye sordu, mola verdikleri akşam.Çünkü yüreğin neredeyse, hazinen de oradadır.

Duygular hep vardı, ama hep gizlenmek zorundaydı.

İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.

Çobanların da, tıpkı denizciler ve gezgin satıcılar gibi, kendilerini yeryüzünde başıboş dolaşmaktan vazgeçirtecek birinin yaşadığı bir kente uğrayabileceklerini biliyordu.

İnsanlar farklı olmaktan neden bu kadar korkarlar?

Keşke herkes kendi içsel deliliğini bilse ve onunla birlikte yaşamayı öğrense. Dünya daha kötü bir yer mi olurdu?Hayır insanlar daha yürekli, daha mutlu olurlardı.

Kumullar rüzgârın etkisiyle değişirler, ama çöl hep aynı kalır. Aşkımız da böyle olacak.

Aşk, evrenin ruhunu geliştiren ve değiştiren bir güçtür.

Evrenin ruhunu bizler besliyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünya bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, daha iyi ya da daha kötü olacaktır.

Aşk’ ın gücü işte burada işe karışır, çünkü sevdiğimiz zaman olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz her zaman .

Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez.Çünkü araştırmanın her anı Tanrı ve sonsuzluk ile karşılaşma anıdır.

Yüreğimizi neden dinlemeliyiz, diye sordu. Çünkü yüreğin neredeyse hazinen de oradadır.

Gelecek, Allah tarafından yazılmıştır.Ve Allah ne yazarsa yazsın insanların iyiliği içindir.

İnsan sevince diye düşündü. Nesneler daha çok anlam kazanıyor.

Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.

Tanrı, herkesin izlemesi gereken yolu yer yüzüne çizmiştir, yazmıştır.Senin yapman gereken senin için yazdıklarını okumak yalnızca.

Çünkü hayat, yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur.

Her şey bir ve tek şeydir.Ve bir şey istediğin zaman, bütün evren arzunun gerçekleşmesi için iş birliği yapar.

Taştan fışkıran bir pınar ol, suyu tutan bir kuyu olma.

Herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.Ne var ki hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.

Basit şeyler en olağanüstü şeylerdir.Ve yalnızca bilginler anlayabilirler bunları.

Kimse bilinmezden korkmamalı, çünkü herkes istediği ve ihtiyaç duyduğu şeyi ele geçirebilir.

Asla vazgeçme! Unutma ki anahtarlıktaki son anahtar, her zaman kapıyı açan anahtardır.

Değişmek istemiyorum,çünkü nasıl değişeceğimi bilmiyorum.Artık tam anlamıyla kendime alışmış durumdayım.

Deli olmak, düşüncelerini iletmekten aciz olmak demektir.

Çok ciddi bazı patolojik vakalar dışında, insanlar yalnızca günlük yaşamın tekdüzeliğinden kurtulmak amacıyla delirirler. Anlıyor musunuz?

Artık ne yarın yarına benziyordu ne de bugün bugüne , attığım her adımda ayaklarımın altında gitgide derinleşen bir kuyu açılıyordu sanki..

Buna çoktan alışmıştım ama alışmak ayrı, hâlinden memnun olmak ayrı..

Kendi varlıklarını inkâr etmek istedikleri takdirde hayata küskün ölecekler. İşte bu yüzden , kaderin ne olursa olsun onu mutlulukla yaşa.

Çiçekler hiçbir şeyin kalıcı olmadığını öğretir bize ; ne güzellikleri kalıcıdır ne de solgunlukları ; çünkü sonradan yeni tohumlar verirler. Mutluyken de üzgünken de hatırla bunu. Her şey geçip gider , yaşlanır , ölür ve yeniden doğar.

Cehennem o kısacık anda geriye bakıp hayat denem mucizeye anlam katma fırsatını kaçırmış olduğumuzu anlamakmış. Cennet ise o an Hatalarım oldu, fakat hiç korkaklık etmedim. Hayatımı yaşadım, ne yapmam gerekiyorsa yaptım. diyebilmekmiş.

Belirli bir noktada yaşamın ters dönmeye başlar. Yarı yolu geçmiş olursun ama tümünü değil, yarı mutlu ve yarı kederli olursun; ne hüsrana uğrarsın ne de başarılı olursun; ne üşürsün ne de terlersin, ılıksındır ve bazı kutsal kitaplarda bir vaizin dediği gibi: Ilık şeyler damak zevkini tatmin etmez.

Başkasının kişisel menkıbesine burnunu sokan kimse, kendi kişisel menkıbesini kesinlikle keşfedemez.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
2020-10-18 10:15:42
2020-08-09 16:03:13