Giordano Bruno Sözleri

Giordano Bruno Sözleri

Bu Yazımızda:Giordano Bruno Sözleri,Giordano Bruno Sözleri Aşk,Giordano Bruno Sözleri Anlamlı,Giordano Bruno Sözleri Facebook,Giordano Bruno Sözleri 2020,Giordano Bruno Sözleri 2019,Giordano Bruno Sözleri Duygusal,Giordano Bruno Sözleri Kısa,Giordano Bruno Sözleri Twitter,Giordano Bruno Sözleri İnstagram,Giordano Bruno Sözleri 2016,Giordano Bruno Sözleri Etkileyici,Giordano Bruno Sözleri Yeni,Giordano Bruno Sözleri İndir,Giordano Bruno Sözleri Paylaş bulacaksınız.

 

Giordano Bruno Sözleri sayfamızda sizler için En Güzel En Duygusal ve Anlamlı Giordano Bruno Sözlerini hazırladık.Giordano Bruno Sözleri Sayfamızdaki Anlamlı ve Duygusal Giordano Bruno Sözlerini dilediğiniz gibi sosyal medyada Facebook,Twitter,İnstagramda paylaşabilirsiniz.

 

Giordano Bruno Sözleri

 

Yaşamak için elimden geleni yaptım.

Zaman her şeyi alır ve her şeyi verir.

Yitirmek, daha çok yitirmekten iyidir.

Bir başkasının küçüklüğü, uygar insanı yüceltmez.

Girişimi güç yapan neden ödlekler için olmamasıdır.

Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz

Çünkü saygınlıklar izin verildiği ve onandığı ölçüde değerlidirler.

Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince, diğerleri de yanlış gider.

Görmeden yoksun olan birisine, gerçeğin büyük bir bölümü gizli kalır.

Hepimizin cahillik içinde doğduğunu ve bile bile cahilliğe inandığımızı görüyorum.

Sizlerin istediği gibi konuşup yaşamaktansa kendim gibi konuşup ölmeyi yeğlerim.

Gerçekten insan olanların yerinde davranmaları için esasında yasalara gerek yoktur.

Kimileri doğal olarak sağırdır, kimileri bir kaza yüzünden. ötekiler ise bile bile sağırdırlar.

Kendi huzurum ve mutluluğum için,Sevinci şimdide arıyor,Umudu geleceğe bırakıyorum.

“Kimileri doğal olarak sağırdır, kimileri bir kaza yüzünden, ötekiler ise bile bile sağırdırlar.”

İnsan anlamak istemediği zaman, anlamak olasılığı içinde bulunmamak, büyük yarar sağlar.

Büyücüler inanç sayesinde, fizikçilerin hakikat sayesinde yaptıklarından daha fazlasını yaparlar.

Bir sürü kör, bir tek görene eşit olamayacağı gibi bir yığın aptal da bir tek akıllıya eşit olamaz.

Küçük ve zorba insan, hep kendisine saygı gösterilmesini ister, ama saygının ne olduğunu bilmez.

Bilisizlik ve kendini beğenmişlik bir bedende ve bir ruhta birbirinden ayrılmaz bir çift bacayı oluştururlar.

Bilge ve tanrısal insanlar çok seyrek görülüyor; tanrılar böyle diledi, çünkü ortak ve genel olanlar, ne saygın, ne de değerli.

O dönemde dinsel inanç insanların içine öyle bir yerleştiriliyor ki bundan ancak sapıklar ve sapkınlar kuşkulanabilir deniliyor.

Her zaman olduğu gibi daha az anlayanlar, daha çok bildiklerini sanıyorlar ve deli olanların hepsi, her şeyi bildiklerini sanıyor.

Yaşamın amacı, kaderi anlayabilmektir; çünkü bu bilgi gerçek kurtuluş olan Tanrı ve sonsuzla birleşme bilincine bizi yöneltebilen tek şeydir.

Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Tanrı’yı kullanırlar.

Her şey, aksi olandan kaçarak sonunda kendi benzerine yönelir. Her şey dış bir ilkeden ve doğal bir etkinliği yeterince itecek bir nedenden dolayı ileri gelir.

Bilgisizliğin azgınlığına karşı savaştım. İnanın ki dünya nimetleri ya da öz saygı için bu acıya katlanmıyorum, yaşamı ben de çok seviyorum; fakat inançlarım bunun üstündedir.

Bir insan zehir yutma alışkanlığına sahip olduğu zaman artık bedenin yapısı hiçbir zarar görmemekle kalmaz, ayrıca bundan böyle zehri kendine doğal bir gıda yapar ve tehlike panzehirden gelir.

Sınırsız mekandaki sonsuz maddeler bir bütünlük içindedir. Dünya sonsuz gezegenler ve yıldızlardan sadece biridir ve hiçbir ayrıcalığı yoktur. Uzay yaratılmamıştır ve hiçbir şey değişmez değildir.

İnsanın sırf çoğunluk, çoğunlukta olduğu için, kitlelerle ya da çoğunlukla aynı şekilde düşünmek istemesi aşağılık ve düşük bir kafası olduğunun kanıtıdır. Halkın çoğunluğu ona inansın inanmasın, hakikat değişmez.

Zaferin elde edilebilir olduğunu düşünerek mertçe savaştım. Ne yazık ki ruhumun gücü bedenimden esirgenmiş. İnanıyorum ki gelecek kuşaklar gerçek uğruna savaşmayı tüm yaşam zevklerinden üstün tutacaklardır.

Sayılan bilinen yıllar sonra, bir zaman olacak, dünyanın engellerini Okyanus açacak ve orada engin topraklar bulunacak; Tiphys yeni bir dünyayı ortaya çıkaracak ve o zaman Thule ı artık ülkelerin gerisinde olmayacak.

Nasıl ki erkek dişiye, dişi de erkeğe eğilimli ise bitkiler ve hayvanlar da az çok açık bir şekilde kendi yaşamsal ilkelerine göre, güneşe ve diğer yıldızlara doğru eğilimlidirler. Örneğin, mıknatıs; demire, saman çöpü; kehribara doğru eğilimlidir.

Eğer evrenin merkezi dünya değilse evren Yer – Gök diye ikiye ayrılmıyorsa o zaman dünyanın insan için yaratılmış olduğu inancı , havada kalır , inanç çöker . İşte Kilise ’ nin korkusu buradadır : Evrenin var olmasında bir erek yoksa Yaratılış inancı, yalnızca bir mitoloji olur.

Bir insan yatağında acı çekerken,Akıp gidiyordu umursamaz saatler.Oysa boşuna bekliyordu, bir emi, bir merhemi,Acısını dindirecek dost sözlerini.Ama hasta insan, çektiği acının umarsız olduğunu.Anladığı zaman,Umutsuzluk onu yatıştırdı,Ölmesi gerekiyordu;Bıraktı kendine bakımı ve geri çevirdi yardımı.

Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.

Övgü, yalnızca yenenleri beklemiyor ayrıca korkmadan, ödü kopmadan ölenleri de bekliyor – çünkü korkaklar, kendi yenilgilerinin ve ölümlerinin sorumluluğunu kötü yazgılarından bilirler ve kendi yetersizliklerinden ileri gelen şeylerin sorumluluklarını başkalarına yüklerler. Onur, yalnızca ödüle layık olanlar için değil ayrıca yenilmiş olmasına karşın yeterince iyi koşmuş olanlar için de vardır. Ve utanç, yarı yolda duran umutsuzlar için kaçınılmaz bir sondur.

Demek aklımızda tutmamız gereken ve düşünmeye değer olan şey, acaba bizim gün ışığında olup olmadığımızı, gerçeğin güneşinin ufukta yükselip yükselmediğini ya da bizim hasmımız olan kişilerin ufkunda yükselip yükselmediğini bilmektir. Acaba karanlıklarda olan biz miyiz, yoksa onlar mı? Ve son olarak öğrenilmesi gereken şey, eski filozofları yenileştirirken, geceye son veren bir şafakta mı, yoksa günü bitiren bir akşam karanlığında mı yaşayıp yaşamadığımızdır.

Bizim eğitebileceğimiz bilinçsizler, bizim aydınlatabileceğimiz körler, doğal yetersizliğe ya da zeka ve disiplin eksikliğine verilecek bir körlük değildir, ama bir algılama ve düşünüş yetersizliğidir: Böyle bir durumda onlarda eksik olan yetenek değil, yalnız edimdir. Bir tür kıskançlık ile itilenler, bunları yetiştirirmiş gibi yaparak, gurur ve öfkeyle karşı çıkmak için yeterince kötülüğe ve kara ruha sahiptirler: Başkalarının gözlerinde küçük ya da büyük bilgin olanlar, kendi gözlerinde iyi değildirler ve kendilerinin yoksun olduğu bir bilgiyi, gözüpek birisi kanıtladığı zaman, bundan acı çekerler. Bunların öfkeden kudurduklarını görürsünüz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Teyzeye Anneler Günü Mesajları | Güzel Sözler,Aşk Sözleri,Anlamlı Sözler,Resimli Sözler: […] Halaya Anneler Günü Mesajları […]
2020-05-10 10:28:40
Yengeye Anneler Günü Mesajları | Güzel Sözler,Aşk Sözleri,Anlamlı Sözler,Resimli Sözler: […] Ablaya Anneler Günü Mesajları […]
2020-05-10 10:18:10
Ablaya Anneler Günü Mesajları | Güzel Sözler,Aşk Sözleri,Anlamlı Sözler,Resimli Sözler: […] Anneler Günü Sözleri […]
2020-05-09 22:49:10
Ablaya Anneler Günü Mesajları | Güzel Sözler,Aşk Sözleri,Anlamlı Sözler,Resimli Sözler: […] Kayınvalideye Anneler Günü Mesajları […]
2020-05-09 22:48:55